Kübra Doğru Ünlü yazdı! Camdaki Kız’da biyolojik bağlar çözülüyor!

[ad_1]

Kübra Doğru Ünlü yazdı! Camdaki Kız’da biyolojik bağlar çözülüyor!

Öykü gücünü yaşanmış gerçekliklerden alırken, diziyi diğerlerinden ayıran bir başka önemli faktörde usta oyuncu kadrosu. Dizide bilindiği üzere geçtiğimiz yılın son bölümünde bir ayrılık yaşanmış ana karakterlerden Feride’nin (Nur Sürer) öykü ile yolculuğu sonlanmıştı. Merakla beklenen 64. Bölümde daha çok Feride’nin intiharı öncesinde yaptığı yönlendirmelerini gördük. Karakterle örtüşen bu durum izleyiciye bu bölümde de pes dedirtti.

Konu çerçevesinde sosyal medyada “kadın resmen öbür dünyadan bu dünyayı yönetiyor” cümlesiyle, bende evde kahkahaları patlattım.
Hoş kahkahalara gelene kadar yüzün düştüğü, boğazın düğüm düğüm olduğu birçok durum ve sahne yine zihinlerimizden, gözlerimizden geldi geçti.

ANNEYE ANNE OLAN EVLATLAR!

Annelerine annelik yapan anne sevgisine, ilgisine, merhametine, sıcaklığına aç evlatların yaşayacağı türden dramatik yaşam öyküleri oldukça fazla. İzlediğimiz ya da okuduğumuz ise onlardan sadece biri. Bir şekilde gün yüzüne çıkabilmiş olanlardan sadece bir tanesi. Psikolojik, psikiyatrik bozukluğu olan baskın bir aile üyesi, çekirdek ailenin diğer üyelerini maalesef hasarlı bırakıyor. Kendi yoksunluklarının bedelini diğer aile fertlerine ödetebiliyor. Ailede de son sözü, hangi türde olursa olsun şiddet söylüyorsa, orada da “sevgi” dilsiz bırakılıyor. Bencillik ve iktidar öne çıkıyor. Feride – Metin kardeşliğinin öncesinde bana kalırsa böylesi bir süreç mevcut. Öyle olmasaydı sonuç böyle olmazdı diye düşünüyorum. Acaba senaryoya böyle bir bölüm mü eklense? Yoksa geç mi kalındı? Hadi bakalım ben yine yazmaya başladım : ) İyisi mi şimdilik şuradaki yazıma döneyim, ne diyordum …

BİYOLOJİK BAĞ!

Yaşayan ömürlük yaralar bırakan çekirdek aile husumetleri hepimizin yaşamında en azından hatırında birer tane ile mevcuttur diye düşünüyorum. Bir biyolojik bağ hayatınızda nelere nasıl hükmediyor. Tavsiyem siz acı veriyor yaşamınızı alt üst ediyor, nefessiz, susuz bırakıyorsa hangi biyolojik bağ olursa olsun oracıkta terk edin, çevrenizi temizleyin, yolunuza devam edin.

CAMDAKİ KIZ’IN ACI ÖYKÜSÜ!

Dizinin öyküsünde erkek kardeşinin kızına tecavüzü sonrasında dünyaya gelen kız çocuğunun durumu çok daha vahim bir tablo… Nalan karakterinin ayrıca yaşadıklarından ötürü geliştirdiği psikolojik sorunlar cesaretli olmasına izin vermedi. Başka türlü bağımlılıklar beraberinde sorunlar yaşamasına sebep oldu. Başka türlü açlıkların ortaya çıkması söz konusu oldu.

CAMDAKİ KIZ 64. BÖLÜMDE NELER OLDU!

Gelinen aşamada Metin karakteri cenazede ömürlük yaralar karşına öyle fütursuzca çıkınca sahnenin içine girip karakteri yerle yeksan etmek istedim. İçimdeki yaralarla kızımın kızına ancak bu kadar annelik yaptırdı, becerebildiğim bu diyerek artık kendi göçünü başlatan Feride,
Hakkın rahmetine kavuştu diyen Hayri,
Hafize’nin sadakati, Sedat’ın fütursuzluğu,
Rafet Beyin halden anlayan İstanbul Beyefendiliği,
İzlerken göz yaşımı saklayamadığım, 20 yıl önce uğurladığım babamı hatırlatan “Gusülhane” sahneleri… (Gerçek veda ve kaybetmenin ne demek olduğunu yaşarken anlayabileceğiniz tek yer…)

Sonrasında “O’nu Orada nasıl bırakacağım, O’nu orada bırakıp gidemem” diyen, Nalan’la aynı sahneyi, aynı sözlerle yaşamış olmanın verdiği tarifsiz acı. (Babamı toprak altında bırakıp, dönüp bir yaşındaki bebeğimle hayata kaldığım yerden devam etme hali uzun süre midemin bulanmasına sebep olmuştu.)

Bu ve benzeri sahneler öylesine hayattandı…

Diğer taraftan dizide kullanılan Sezen Aksu şarkısı örtüşmedi. Yerine, bir İstanbul hikayesine denk düşecek, ince ince sazıyla, sözüyle işlenmiş ölüm, ayrılık, veda temalı derinlikli bir İstanbul Türküsü çok daha yakışır olurdu. Bu bölümde tercih edilen kullanılan şarkıları açıkçası yerinde bulmadım.

Diğer taraftan Feride Hanım’ın cenazesi adına inancının ritüellerinin özenle işlendiği bu bölümde Rafet Bey, taziyeleri kabul ederken Feride Hanım için “toprağı bol olsun” diyerek bir kabulde neden bulundu? Bu da bölümün detaylarında gözden kaçırılanlardan biri miydi?
Bir de küçük tavsiyem var. Burcu Biricik’e. “Sevgili Burcu böyle devam ve lütfen uzun bir süre daha dayan, herkesin yüzüne uygulattığı o küçük dokunuşları: ) yapmamak ve yaptırmamak için lütfen diren”. Çünkü bütün mimiklerinde acıyı, sevinci ve bilumum duygunun yansımasında sana öyle güzel eşlik ediyorlar ki…

Ve bölüme dahil olan, oyunculuğu ile elli yaş üstünü anılarıyla buluşturan, o karakterin olmazsa olması olan o marka o araç : ) Önümüzdeki bölümlerin kahramanı olacak, benden söylemesi.

[ad_2]

Source link

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*